karakalem
47 Takipçi | 3 Takip
14 10 2013

Bir Kardelen Rüyası / O Gün...

  Bir Kardelen Rüyası / O Gün…   O gün; tenha bir sızı düşmüştü gökyüzüne, O gün; firkât bulaştı şairin gündüzüne…   O gün; gözyaşlarımı mahrem saydı aynalar. O gün; senli sözlerden yine caydı aynalar…   O gün; sustu hanende, kâtipler kalem kırdı. O gün; kalbimin yükü kâinattan ağırdı.   O gün; uzak çöllerde yine cân verdi mecnûn… O gün; boyun büktü vâv, sustu elif, küstü nûn…   O gün; efkâr ülfeti ağırlarken gönülde O gün; uhdesi kaldı bülbülün kızıl gülde…   O gün; ruhuma hicrân düşürünce gölgeler. O gün; ah kitabını baştan yazdı bilgeler…   O gün; fakir bir çocuk bayramları özledi. O gün; dilsiz bir acı yollarını gözledi...   O gün; hasret yurduma hüznü sultan ettiler.  O gün; ülfeti vurup aşka bühtân ettiler...   O gün; hoyrat bir gölge yollarına düşünce, O gün; ince sızılar sükûta dönüşünce…   O gün; rüzgâr sessizce nazlanırken yaprağa, O gün; bahtsız bir adam düşüverdi toprağa…   O gün; eski bir câmi avlusunda beklerken, O gün; varlıktan yok’a usulca emeklerken…   Ne sen bende bir yara ne ben sende bahardım. Kapattım gözlerimi sonsuz diyara vardım…   YusuF Mescioğlu… Ondörtekimikibinonüç.... Devamı

07 04 2013

Sırr-ı Belâ...

Sırr-ı Belâ... |  görsel 1

    Sırr-ı Belâ…   Sen, yağmur kokarsın geceleri buram buram, Ben, her şafak vaktinde biraz hüzün biraz gam…   Senin şehrinde güneş sabaha mihmân olur. Benim şehrimde gece hasrete yeksan olur…   Bu şehri kurtar benden yakmak üzre feryâdım. Sükûtumda bir tufan yürürken adım adım…   Ruhumun gözyaşına düşen fermandır ölüm. Bilmezsin, yokluğunda şah-ı zamandır ölüm…   Dost bildiğim gölgeler kaçıyor şimdi benden. Ruhum çıkmak üzere bu emanet bedenden…   Hangi kuş kanat kırdı gökler neden kırmızı, Yoksa sen mi vuruldun bir ses ver peri kızı…   Haber sal sabâ ile sükût etsin kâinat. Unuttu seni diyen ehl-i gareze inat…   Unutmazsın bilirim ehl-i vefâ idin sen. Yokluğun varken bile câna safâ idin sen…   Sabır; dare çekilen yiğitlerin yanında, Sükût efkâr büyütür mazlumların kanında…   Öncesi kül olanın ötesi ateş midir? Gönlümdeki bu ışık yüzün mü? Güneş midir?   Kaç asır oldu bilmem yokluğun var olalı, Sensiz kalan her zerre bana diyâr olalı…   Ölmek için bir sebep ararken bende hüzün. Ruhumda mutluluk var bu garip tende hüzün…   Ömrümün sermayesi bir efsûnlu an imiş.  Şu dünya dedikleri süslü bir yalan imiş... Gelip geçti bir Yusuf dua edin ruhuna, Hâk mağfiret buyursun onun da günahına...   YusuF Mescioğlu Altınisanikibinonüç  ... Devamı

24 01 2013

Ruha Düşen Çileler II...

    Ruha Düşen Çileler II…   Leylinde girdim yine benim bildiğim bağa, Söyle, pusu küser mi başı engin bir dağa… Gün gelir usanır mı yatağından nehirler. Sen gittin terk eyledi beni bütün şehirler… Duydum ki; alevlerin kucağında büyüyen, Sessizce kanatlanıp Kaf Dağında uyuyan… Semender, küle dönmüş bahtı karardı diye, Aynalar taş kesilmiş benzin sarardı diye…   Dertten derde dolaştım sevdan ile binevâ, Kalbimdeki yangına sunmadın tek bir devâ… Bekledim bir ilmeğin düğümünde muzdarip, Yazık ki; şu ömrümde cân garip, canân garip… Fukara hayallerin beşiği oldu gönlüm. Bir aşkın son sabahı sararıp soldu gönlüm… Sessizlik takvimlerin sırtına ağır geldi. Şu virân hayatıma bir başka çığır geldi…   Çığır ki; bir nakkaşın fırçasından döküldü. Uykusuz gözlerimden uykularım söküldü… Tenhadaki gölgeler kuytularda sızınca Felek benim ömrüme sensizliği yazınca… Son sevda baharında hüzün açtı lalezâr, Bir ney’in ah sesinden duyuldu son ahûzâr Ve sen bir çift göz ile sunulan şarab-ı Aşk. Bense hasret şehrinin mihmânı harab-ı Aşk…   Sensizlik doldururken senle dolu yüreği Kırıldı saatlerin pas tutmuş zembereği… Son kez seslendim sana boşluğa düştü sesim. O an mahzun kalbimden çekildi son nefesim… Hasret eşiğe çöktü ağladı ardım sıra, Ve böylece kapandı sevda denilen yara… Senin kalbine sükûn ömrüne bahar düştü. Benim ruhuma sükût bahtıma mez... Devamı

14 11 2012

Bu Akşam...

Bu Akşam... |  görsel 1

    Bu Akşam…   Rüzgârın dağıttığı simsiyah saçlarına, Sonbaharın kokusu sinmiş yine bu akşam. Yıldızlara bir gül de gitmesin güçlerine, Hepsi bir bir yüzüne inmiş yine bu akşam…   Zaman; mağrur sultanı kurumuş dehlizlerin. Nicedir gam çekmekte goncası filizlerin. Öfkesinden kabarıp köpüren denizlerin İsyanı, gözlerinde dinmiş yine bu akşam…   Sessizlik tenhalarda büyütürken hasreti, Gözyaşım gözlerime gönlümün ihaneti, Firkât kokan şehirde yalnızlığın sureti Gölgelerin sırtına binmiş yine bu akşam…   Virâneler yurdunu adım adım gezerken, Bana deli dediler yaşamaktan bezerken, Dumanlı gözlerimle yüzlerini süzerken, Aynalara duyduğum kinmiş yine bu akşam.   Gece ki; siyahını zülfünden almış gibi, Gece ki; bir derûni efkâra dalmış gibi, Yeryüzü yokluğunla yokluğa kalmış gibi, Yalnızlık sığındığım in’miş yine bu akşam…   Gölgemin kollarından tutarken kaldırımlar. Her adımı sessizce yutarken kaldırımlar. Çehremi karanlığa atarken kaldırımlar. Beni bana döndüren sen’miş yine bu akşam…   YusuF Mescioğlu Beşekimikibinonbir.      ... Devamı

07 10 2012

Tenha Ağıtlar / Ağladım...

    Tenha Ağıtlar / Ağladım…   Dertli türkülerin en ayazında, Sensiz hayallere aktım ağladım. Hüznün baharında sevda yazında, Hasrete türküler yaktım ağladım…   Bilsen ne sitemler düştü dilime, Bülbül küsüp gitti gonca gülüme, Özlem silahını alıp elime, Kalbime bir kurşun sıktım ağladım…   Ne yaptımsa sensiz yüzü gülmeyen, Çağırsam ardımca koşup gelmeyen, Avunmak bilmeyen susmak bilmeyen, Bu hırçın gönlüme baktım ağladım…   Seni senden bilip aşk sandım diye, Verdiğin her söze aldandım diye, Kanlı gözyaşıma sen bandım diye, Ben benim hatrımı yıktım ağladım.   Geceler sessizdir şimdi burada, Ruhum sancılanır hoş bir yarada, Gönlümden gönlüne bakıp, arada Hüznün mihrâbına çıktım ağladım.   Ne kaçıp kurtuldum ne geldin geri, Söyle neydi sence aşkın ederi, Terk edip gittiğin o günden beri, Bensiz aynalardan bıktım ağladım.   Köle düştü ömrüm sen kafesinde, Ben varken, sen oldum her nefesimde, Sensiz saatlerin hasret sesinde, Ben benim canımı sıktım ağladım. Senden kalan beni yaktım ağladım…   YusuF Mescioğlu Altıekimikibinoniki.   ... Devamı

05 10 2012

Tenha Ağıtlar...

Tenha Ağıtlar... |  görsel 1

    Tenha Ağıtlar…   Zaman, tenha ağıtlar dağıtırken her sabah Benimde can kâseme senli bir keder düşer. Mürekkepsiz bir kalem fermanı yazınca, ah Ötelerden ömrüme sensiz bir kader düşer…   Bilirim sükût sabrı gerektirir bu dem de, Benimse âmâ bakar aynalara gözlerim. Güllere eyvah eden o efsûnlu matem de, Bülbül olamasam da dikenleri özlerim…   Yalnızlık; çöllerimde beslerken zakkumları Acılar yüreğimde mihmân olur her nefes, Pervaneler harlarken titrek yanan mumları, Ne bir feryâd duyulur ne eyvah nede bir ses…   Topla hadi, geride ne varsa dünden kalan. Bana verdiğin umut bende kalmasın sakın. Bir yalnızlık gecesi beni saracak olan. O sımsıcak kolların saatleri çok yakın…   Ardım sıra cümleler bırakıp gideceğim. Adımlarım sessizce yakacak sokakları. Tutuşan her köşeye kendimi iteceğim. Buz tutacak sevdanın ağrıyan şakakları…   Bak işte şimdi yağmur kokuyor gecelerim. Yine sensiz bir vakit ve son ezan okundu. Selâm sana ey sükût elveda hecelerim. Maverâdan bir sızı ta ruhuma dokundu…   YusuF Mescioğlu Dörtekimikibinoniki... Devamı

14 05 2012

Hasret-i Nirân...

    Hasret-i Nirân…   Yakışmaz takvimlere dert karası sensizlik. Her yanımda bir melâl her yanım kimsesizlik.   Tebessüme muhtaçken çizgileri yüzümün, Rengi hep kan kızılı can artığı güzümün…   Tutsak ettim gölgemi Kaf dağının ardına. Yoksun diye yalnızlık otağ kurdu yurduma.   Gönül denen hanenin evveli hep külden mi? Sinemdeki yaralar dikenden mi gülden mi?   Sen ki; ömür bahçemi abâd eden bengisu, Sen ki; âmâ kalbimin bir ömürlük uykusu,   Baktığım her nokta da eşiğine düşerken. Tek bir tebessümünle binlerce yıl yaşarken…   Hiçbir hançer acıtmaz beni hasretin kadar, Bilirim her firâkın sonunda vuslat da var.   Sabır ki; bu demlerde bir engerek zehridir. Yüreğim aşk yurdunun en harabe şehridir.   Hasretini ruhuma bırakırken asûman… Yükselir canevimden sen kokulu bir duman.   Gönlümün sarayını kuşatırken uğrular. Ruhumu hançerliyor ah nakışlı ağrılar…   İlmeği hep yokluğun geçirirken boynuma. Dahil oldum her gece yalnızlık oyununa…   Ne ben geceden memnun ne gece benden mesut Utanma! al kalbimi bir kere elinde tut…   Tut ki; anla bir şair nasıl kalpsiz yaşarmış. Senle dolu ömrünü sensizlik nasıl sarmış.   Anla ki, yokluğuna nasıl yazılır şiir. Anla ki, her nefesi nasıl da sana dair.   Anladığın yerde sus yaşlar dökme gözünden, Dayanamam üzülme sakın benim yüzümden…   Ben hep sensiz yaşadım sensiz ölmekmiş kader. Üzülme ruhum sana ... Devamı

10 04 2012

Söze Düşen Cemreler / Eflâl...

Söze Düşen Cemreler / Eflâl... |  görsel 1

    Söze Düşen Cemreler / Eflâl…   Sessizlik, sensizliği getiriyor yanıma. Ellerinde ömrümün sen kokan mevsimleri… Hasretin usul usul karışırken kanıma, Dilimden siliyorum sensiz tüm isimleri…   Boynu bükük kalırken düşündüğüm her hece, Kalem nasıl anlatsın hasreti, yokluğuna. Sevdayı gözyaşımla besleyip gündüz - gece Yalnız seni sevmişim ben gönül tokluğuna…   Sensizlik; gecelerin ruhundan dinlediğim Efkârlı bir türküdür, mızrabı seni çalar. Yıllardır uzaklarda görmeden inlediğim Bir çift siyah göz var ki; beni dertlere salar…   Ben öğretmedim inan zamana ayrılığı, Çile çekmek aşığın kaderidir bilirim. Vur gamzeni kalbime bitir bu sayrılığı, Öldürsen de gam yemem yine sana gelirim…   Suretini ararken alevlerin yurdunda, Ülfet cemresi düşer yüreğime her nefes, Vuslat mahpus mu kaldı Kaf Dağının ardında, Neden duyamıyorum senden gelen tek bir ses…   Ben şimdi yalnızlığın ararken yitirdiği, O efsunlu sevdayı şehir şehir ararım. Hicrandır gecelerin ömrüme getirdiği, Her gelene o şehrin yollarını sorarım…   Gittin ya ardın sıra yüreğimi götürdün. Umudum tan yerinde kızıl renge boyandı. Ne kavuşmak istedin ne bu aşkı bitirdin. Gözlerim son sabaha kahrın ile uyandı…   Öldüğümü duyunca söyleme çiğdemlere, Bülbüllere tembih et güle sitem etmesin. Dalıp dalıp ağlarsan o efsunlu demlere, Dikkat et gözyaşların ruhumu incitmesin…   Yusuf Mescioğlu Onnisanikibinoniki.   ... Devamı

04 04 2012

Gönüle Öğüt...

Gönüle Öğüt... |  görsel 1

    Gönüle Öğüt…     Ey gönül sırrını dökme dillere, Halini sadece Yâr bilsin yeter. Gitme sıla bilip yaban ellere, Yurdunu sadece Yâr bulsun yeter...   Düşün ki aşığın sermayesi ne, Düşün ki hayatın tek gayesi ne, Erişirsen eğer sır payesine, Gördüğün her zerre Yâr olsun yeter…   Sen sus ki; sükûtun Yâr olsun sana, O’nsuz söz söylemek ar olsun sana, Çektiğin her nefes kor olsun sana, Özünden bu nar’ı Yâr alsın yeter…   Sen ki bu dünyada fanisin gönül, Şâd eyler ruhunu ol kırmızı gül, Hasretine feryad eylerken bülbül, Ömründe sadece Yâr kalsın yeter.   Uykular bıkınca bir gün rüyadan, Kaçarsın usulca bu heyûladan, Göçerken kimsesiz sen bu dünyadan, Yüzüne sadece Yâr gülsün yeter.   YusuF Mescioğlu Dörtnisanikibinoniki   ... Devamı

22 03 2012

Sitem...

Sitem...  |  görsel 1

    Sitem…   Her gece uykunu bir kâbus böler. Sararmış yüzümü görürsün gülüm. Ömrün kalem kırar yalnızlık güler. Hüznün darağacına yürürsün gülüm…   Urganlar çekmezken sendeki derdi. Sana sıla gelir yokluğun yurdu. Benimdir diyerek her dağın ardı, Ruhunu peşinden sürürsün gülüm…   Susarsın sessizlik câna dokunur. Sükût isyan eder senden yakınır. Hasret fermanında ismin okunur. Kalbini zincire vurursun gülüm…   Ağlamak istersin akmaz gözyaşın. Ölmeden dikilir kabrine taşın. İşte o dem başlar sen’le savaşın. Henüz gonca iken kurursun gülüm…   Anlarsın aşığın vefası nedir. Anlarsın kalbimin cefası nedir. Cana kastedenin şifası nedir Bilmeden o kapıda durursun gülüm…   YusuF Mescioğlu Yirmikimartikibinoniki. Devamı

14 09 2011

Hasret...

  Hasret…   " Ey hasret! ne vardı kalacak bende, Gitseydin onunla birlikte sende… "    Ne istedin bilmem hayallerimden, Zevk aldın derdimden, melâllerimden. Sana gündüz gelen leyâllerimden, Yıllarca gönlüme sükût sızdırdım…   Sevdayı bildiğim o günden beri, Sendin efkârımın yılmaz neferi, Ahdimden dönmedim diye ben, geri Aldığım nefesi kalpten bezdirdim…   Tükendim, tükettin gurbet ilinde, Bülbülün uhdesi kaldı gülünde, Bu gamlı ruhumu tutup, elimde Hasretindir diye diye gezdirdim…   Aynalar görünce sendeki beni, Yüzünde çizgiye boğdu bu teni… Ölmeden ömrüme giyip kefeni… Garipler yurdunda mezar kazdırdım…   Aklıma gelmeyen geldi başıma, Kan ektin bir ömür gözüm yaşına… Beni bulma diye mezar taşıma… Adımı soyadımı visâl yazdırdım…     " Yaktığın yetmez mi bu garibanı, Dost ettin ömrüme yadı, yabanı… "    Yusuf Mescioğlu Ondörteylülikibinonbir ... Devamı

11 09 2011

Nazar - ı Sevda...

    Nazar-ı Sevda…   Gözlerin gözlerimde pıhtılaşan kan mıdır? Celâli bir sabahta patlayan isyan mıdır ?   Yoksa sevinçlerimi kuşatan bir uğru mu? Bilemedim neşe mi, hüzün müdür, ağrı mı?   Gözlerin gözlerimde oyalı bir bakıştır. Nakkaşlar nakkaşının sır ördüğü nakıştır.   Gözlerin gözlerimin rüyasıdır ezelden, Bakarsın ruha sızar beyit beyit gazelden…   Yüzünü cân şehrimin şahikası bilmişim. Gözlerine kapılmış hüzün hüzün gülmüşüm…   Eylül’ün melâliyle kanmışım gözlerine, Her hecede hasretin işlenmiş sözlerime…   Bakarsın çoraklaşmış toprağıma cân düşer. Yalnızlık yalnız kalır, ayrılık bicân düşer…   Gözlerin gözlerimde siyah bir tül gibidir. Bazen kızıl bir lâle bazen de gül gibidir…   Gözlerin gözlerime yangınları taşıyan, Gözlerim gözlerinde gece gündüz yaşayan…   Efsunlu bakışına esir düşmüş bir çeri, Gözlerin gözlerimde tüter ezelden beri…   Ben senli aynalarda beni yakan divane, Gözlerimde gözlerin varacağım divan’a…   Yaradan’ım soracak gözlerin nerde kulum, Diyeceğim; dünyayı benimle gördü gülüm…   Senden inâm geleni ben o yâr’da bıraktım… Aklımı benden alan bir nazar da bıraktım…   Aşkın cân pazarında sattım ben’i bir pula, Merhamet et Yarabbi o Aşk için bu kula…   Yusuf MESCİOĞLU onbireylülikinbinonbir &nbs... Devamı

23 10 2009

Oğul...

Oğul…Vatan oğul, bayrak oğul, devlet oğul, can oğul,Sevmek nedir bunu bilen aşıklara Bismillah…Bu oğullar sümeyya can analardan doğdular.Râbbiyesir dileklerden beşiklere Bismillah…En hürmetli yar göğsünden ilk yudumlar hakkına.Tan akılı dudaklardan kaşıklara Bismillah…Ad verirken ilk ezandan ilk duyduğum kelamda.Göz ve gönül aydınlatan ışıklara Bismillah…Emeklerken diz vurduğun, iz vurduğun her yerde.Ayaklanıp atladığın eşiklere Bismillah…Ak önlükler ileyipte belediğim can oğul,Ninnilere, destanlara koşuklara Bismillah…Gazi oğul, şehit oğul, iman oğul, din oğul,Ak döşünden kan fışkıran beşiklere Bismillah… Düşte gördüm, kanlı başın peygamberin dizinde,Ocaklara, eşiklere, beşiklere Bismillah…Karamürsel, kara üzüm gözlü mürsel Soy oğul, Gündüz beyce namlı yiğit, Beydağın’ca bey oğul...Gazi battal ülkesinin kara yiğit balası.Devlet oğul, mürvet oğul, fidan oğul, toy oğul…Anam dedin, babam dedin, atam dedin bayrağa.Hem al bayrak oldun işte, hem bayrakta al oğul…Bağrındaki, bağrındaki kurşunlarla çık Peygamber katına,Ol mübarek avucun içine birer birer say oğul…Bet yüzlüler, kem gözlüler hor bakarmış vatana,Biz tükenip, biz tükenip yok olmadan olmaz böyle şey oğul…Denilmiştir; can sağ iken yurt vermeyiz düşmana,Hem sütünden, hem kanından, hem canından…Bu sendeki huy oğul…Gazi oğul, şehit oğul, iman oğul, din oğul,Ak döşünden kan fışkıran beşiklere Bismillah… Düşte gördüm, kanlı başın peygamberin dizinde,Ocaklara, eşiklere, beşiklere Bismillah…Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU.NOT : Yıllardır kardeşi kardeşe düşman eden zihniyeti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni etnik kimliklere ayırıp, ayrıştırmaya çalışan ve onla... Devamı

16 03 2009

Bitmek Üzere Olan Sen...

Aşk; sadağında gül taşıyan bir avcıdır. Kalp; her yangının, her yanılgının ardından gördüğü rüyayı hayra yorarken, Yaradan çık deyince çıkar ansızın karşımıza ve rengi kızıl güllerle vurur gül bekleyen gönülleri. Beni de böyle mi vurmuştu aşk bilmiyorum. Ama vurduğu yerde gül bitiyor. Bunu şimdi anlıyorum…  Ben, beni aramaya çıktığım gün. Seni kaybetmeyi çoktan göze almıştım. Sen; geçmiş zaman eklerinde kalan her şeydin artık benim için, sen bendeyken ben olamayacak kadar acizdim ben. Bu yüzden gözlerimi hep kaçırdım, bakmak isteyen herkesten. Karşımdakiler seni görmesin diye perdeler çektim gözlerimin önüne. Şimdi seni yitirmek pahasına bile olsa, beni aramaya çıkarken bu şehirden, seni sana emanet etmek için geliyorum yalnızlığıma… Duvarlar örmüştüm senden sonra yüreğimin kıyılarına, muhkem bir kaleye dönmüştü gönlüm. Aşk fethetmesin diye kalelerimi, açık bir kapı bile bırakmamıştım yüreğimde. Yalnızlık yüreğimde yaşayan bir sultandı her zaman. Oysa ben olmayı bile bilmeyen ben, seni nasıl yaşayabilirdim ki sensizken… Senin bir adında yalnızlıktı yüreğimde, aşkın en yalın haliydin, sen aşka yürek burkan herkesin hayaliydin. Ben, ben olmayı bilmesem de bunca yıl, sende kalmayı bilmiştim. Korkmuyordum artık ben olmaktan, korkmuyordum ben olarak yok olmaktan. Sende kalmak beni bulmayı örgütlemişti yüreğime. Ben olmak sen olmaktan iyi mi olacaktı bunu bile bilmiyordum. Kimbilir ne zaman, hangi efsunlu bir şafakta, yada hangi hüzünlü bir eylül akşamında vuracaktı beni sadağında gül taşıyan avcı, vurduğunda kendimi bulacaktım, vurduğunda oturup ağlayacaktım… Bu gece aşka şerh düşüyor kalemim. Bu cümleler sanma ki senin için yazılıyor.... Devamı